BİLDİRİ DETAY

FATİH BAL
ÇOCUKLUKTAN YAŞLILIĞA DEĞİŞEN ZAMAN ALGISI
 
Zaman denilen algı, bir anı bir başka anla kıyaslama yöntemidir. Zaman hareketin ölçüsü ve olayların meydana geldiği boyut olarak tanımlanır. Zamanı değerlendirme şeklimiz gizemli bir şey olmaya devam etmektedir. Beynimizdeki hiçbir yerde, zaman algısına adanmış tek bir alan şu ana kadar bulunmamıştır. 24 saatlik uyku / uyanma döngümüzü yöneten bir vücut saatimiz olmasına karşın bu yalnızca biyolojik saatimizi yönetmekte saniyeler, dakikalar ve hatta geçen yıllar tahmininde hiçbir rol oynamaktadır. Zaman akışı hakkında bir fikre sahip olmamıza en büyük etkenlerden birisi de zaman için kullanılan referans yani tanımlardır. “Algı” doğrudan kognitif süreçlerin işlemesine bağlı olarak ortaya çıkar. Zamanın birinci algılanış ve tanımlanış biçimi, herkesin ortak bir biçimde anladığı nesnel, kronolojik, doğrusal zaman algısıdır. Yani üzerinde hepimizin anlaştığı dakikalar, saatler, günler ve benzeri olarak ölçülen zaman olmaktadır. Diğer zaman algısı ve kavramı ise öznel, organik, dairesel zaman algısıdır. Her kişi, her olay ve her nesne için farklı olan, döngüsel terimlerle, doğrudan deneyimlenen zamandır. Bu iki zaman algısı da bizim günlük yaşamımızın bir parçasıdır. Kronolojik yaşla beraber kognitif becerilerdeki her türlü değişim algı süreçlerine de yansımaktadır. Zaman algısı 2 yaşından çok daha önce yaşamın ilk aylarından itibaren çocuklar tarafından algılanmaya başlanmaktadır. Çocuklarda zaman algısının gelişimi gündelik hayatta kullandıkları zaman algısı ile (konvansiyonel zaman) genel zaman algısının farklı olduğu görülmektedir. 18 yaşından sonra insanların yaşamlarının çok daha hızlı geçtiğini deneyimlemeleri nedeniyle bu yaşı hayatlarının tam ortası gibi hissettiği görülmektedir. Orta yetişkinlikte ise saatler ve günler normal bir hızda algılanmaktadır. Yaşlılar ise ilerleyen yaşlara doğru kendi öznel zamanlarının tükenmekte olduğunu düşünürler ve böylece zamanı gençlik yıllarına göre kendilerince daha hızlı bir şekilde algılamaya başlarlar. Geleceğe dair koydukları hedefler, dikkat ve hafıza gibi bilişsel nedenler hormonal değişimlerle birlikte hayatın bütününe yaşanmışlıkların kazandırdığı bilgelikle daha derinlikli bir bakış açısı kazandırır. Bu bilgiler ışığında çocukluktan yaşlılığa kadar geçen süreç literatür bakımından incelendiğinde deneyim ve yaş arttıkça zaman algısının hızlandığı görülmektedir.

Anahtar Kelimeler: Zaman, Zaman Algısı, Kronolojik Yaş



 


Keywords: